Er Kişilik Ne Demek? İçsel Komedimi Hangi Kişilikle Kapanırsınız?
Bir sabah kahvemi alırken, aklıma geldi: “Er kişilik ne demek?” Soruyu önce bir kendime sordum, sonra Google’a sordum, sonra bir arkadaşımın aklına da danıştım. O da ne mi dedi? “Yani, bu Er kişilik deyince, içindeki Batman’i mi anlatıyorsun?” O kadar derin ve gizemli bir soru ki! Bu yazıda, size her şeyi anlatacağım. Yani “Er kişilik ne demek?” meselesini… Ama mizah ve birkaç kişisel gözlemle biraz da farklı bir bakış açısıyla! Hadi başlayalım.
Er Kişilik Mi? İçimizdeki ‘Er’ mi Peşinden Koşuyor?
İlk bakışta, Er kişilik ne demek sorusuna verilen yanıt genellikle net ve anlaşılır olmuyor. Çünkü bu “Er” her şeyin biraz “erkeksi” bir formda hayata yansıması değil, daha çok bir tür ego, otorite, biraz da içsel baskının dışa vurumu olarak karşımıza çıkıyor. Kısacası, “Er kişilik” deyince çoğumuzun aklına önce biraz şımarıklık, biraz isyan ve biraz da sürekli “bunu ben çözerim” tavrı gelir. Ama bunu kaba bir şekilde anlatmak, size bu konu hakkında fikir vermez. İsterseniz biraz eğlenelim, hem ne demek istediğimi anlatayım, hem de bir nebze kafa karıştırayım. Bazen derin şeyler, çay içerek daha anlaşılır olur.
Er Kişilik ve Günlük Hayat: Çevremizdeki ‘Er’ler
Hadi gelin, size birkaç örnek vereyim. Benim gibi bir insan için, her şeyin komik olmasının da bir sınırı var, tabii. Ama bazen… “Er kişilik” anları o kadar ilginç olabiliyor ki, farkında bile olmadan o “Er”i hayatımıza sokabiliyoruz. Misal, geçen akşam arkadaş grubuyla buluştuk. Tüm arkadaşlarım masada bir konu hakkında derin derin tartışıyordu, ve tabii ki ben de konuşmaya katıldım. Ama konu neydi? Valla hatırlamıyorum çünkü… Bir anda ortada konuşulan şeylerin hepsi birden “Er kişilik” üzerine döndü! Yani, birisi başkasına laf atarken, “Kardeşim, senin bu ‘Er kişilik’ halinle hiçbir şey başaramazsın!” dedi. O anda kafamda bir ışık yandı: “Aha!” Bu işte, bir yerde ‘Er kişilik’ bu tür şeyler demek oluyor.
Peki, bununla ilgili birkaç diyalog örneği verelim:
- Ben: “Yani, geçen hafta şurada bir olay oldu, birinden çok etkilenmiştim.”
- Arkadaşım: “Aaa, senin de Er kişiliğin devreye girmedi mi?”
- Ben: “Haa, evet evet, o ‘Er’le biraz savaşıp susmuştum.”
Şaka bir yana, “Er kişilik” aslında insanın her zaman daha fazla, daha güçlü ve daha lider bir birey olma arzusunun dışa yansıması. Bu, genelde erkekleri bir arada görsek de, kadınlar da bu kişiliği benimseyebilir. Aslında her birimiz bir noktada bu “Er”i içimizde taşırız. Çünkü hepimizin içinde, herkesin kendini ön plana koyma isteği var. Ama işin komik tarafı, bazen bu “Er kişilik” bir noktada kendini çok abartılı şekilde sergileyebiliyor. Gittiğimiz her yerde “ben bilirim” diyebilen bir arkadaşımız olmuştur değil mi? Hah, işte tam o kişilik!
Er Kişilik ve Gerçek Hayat: ‘Benimle Gel, Bir Kahve İçelim’ Mi?
Bir yandan da, Er kişilik dediğimiz şey bazen sırf daha çok ilgi görmek, daha fazla söz hakkı sahibi olmak için de devreye giriyor. Yani, en basit örneğiyle bir sosyal etkinliğe giderken, “Ben buradayım, buraya ne konuşulursa konuşulsun!” düşüncesine giren insanlar var. Geçenlerde bir arkadaşım beni aradı ve şöyle dedi: “Birader, Er kişiliğini bir kez daha takındım! Bu sefer sosyal medya paylaşımlarımda hiç susmadım!” Tabii, o sırada bir kahve içiyorum ve düşünmeden “Er kişiliği”ni sormadan, “Ya ama bir dakika, senin bu ‘Er’lik halin, biraz abartılı değil mi?” dedim. Ama o cevap da neydi? “Evet, birazcık fazla oldu ama bu da benim tarzım. Hem o kadar okudum, araştırdım, artık konuşmam gerektiğini düşünüyorum!” Yani, biraz ‘benim gibi olun’ isteği… Sonra kahvemi bitirip durumu kabulleniyorum: Yani evet, bu ‘Er kişiliği’ işte! Bazen arka planda durmak gerek!
İçsel “Er”le Savaşmaya Başlamak: Geriye Kimse Kalmıyor!
Beni tanıyanlar, bazen fazla düşünerek her şeye yoğunlaşmamı bilir. “Er kişilik” olgusu biraz bana da yakışır mı? Haa, evet! Ama ben genelde bu kişiliği başkalarında çok fazla gördüm. Çünkü bazen fazla ‘ben’ olma hali, insanı oldukça gergin yapabiliyor. Bir de buna bir de üzerine ciddi şekilde düşünmek eklenince, işler karmaşıklaşabiliyor. Mesela, bir arkadaşımın iş yerinde sürekli yönetici olarak öne çıkma çabaları. Hadi, bunu kafasında kuruyor; ne olur ki? Ama bir gün gerçekten işin içinde buluyor kendini! Sonunda gerçekten bir “Er” olmuştu. Şimdi de “Bunu ben çözerim!” dedikçe bir anda işler karmaşıklaşıyor, hem o, hem de etrafındaki insanlar için! Yani bazen, Er kişiliği de insanı harcayabiliyor, dikkat!
Er Kişilikten Kaçmak: Sadece Gülümsediğinizde Geçer
Tabii ki “Er kişilik” dediğimizde biraz da espri yapıyoruz, ama gerçekten de insanları çok fazla düşünmeden “Er kişilik”le hareket etmeleri, çoğu zaman iyi sonuçlar doğurmuyor. Yani, bazen kendini üstün görmek, başkalarına da onu göstermek, bir noktada insanı yalnızlaştırabiliyor. Ama burada önemli olan, herkesin içindeki “Er kişiliği”ni kabul edebilmek ve bazen geri adım atabilmek. Hadi, biraz da “Er kişiliği”ne şefkat gösterelim, çünkü biz insanlar, bir yandan da birbirimizi anlamaya çalışan varlıklarız, değil mi?
İçimizdeki “Er kişiliği”ni biraz daha nazik, esprili bir şekilde takındığımızda, hayat da aslında daha kolaylaşıyor. Çünkü bazen, içsel “Er”le gülümsediğinizde, o kadar fazla düşünmeyip daha eğlenceli bir hayata adım atmış oluyorsunuz. Bazen her şeyin fazla üstünde durmak yerine, sadece “ne yapalım, hayat işte” diyebilmek, en güzel çözüm olabilir.